Arşiv İncelemesi 1: Electrical Experimenter
Bilinmesi gereken biri olduğunu düşündüğüm için Nikola Tesla hakkında bilgilerimi kullanarak ufak bir biyografi hazırlayacağım. Henüz derslerim sebebiyle bitiremedim lakin zamanla tamamlayacağım.
Nikola Tesla 10 Temmuz 1856 yılında doğmuştur.
Vaftiz kaydı:
Ailesi hakkında bilgiler:
Aslında ailesini gerçek soyadı ''Draganic''dir. Ancak aile 1700'lerin ortalarına doğru Hırvatistan'a göç edince ''Tesla'' adı ortaya çıkmıştır. nikola tesla'nın büyükbabası da aynı ismi taşır. büyükbabası, Napolyon'un İllirya ordusunda çavuş olarak görev yapmıştır. Daha sonra Ana Kalinic ile evlenmiştir. 3 Şubat 1819'da ise Nikola Tesla'nın babası Milutin Tesla dünyaya gelmiştir. Milutin ailenin 5 çocuğundan biridir. Hayatının ilerleyen döneminde askeri akademiye yazılmıştır lakin disiplinli hayat saçmalıktır diyerek okulu bırakmıştır. Daha sonraları şiirler yazmış ve rahip olma yolunda ilerlemiştir. Nikola babasından birçok dili konuşabildiğinden ve hatta birnevi matematikçi sayıldığından ayrıca eline geçen her kitabı okuduğundan ve makaleler yazdığından da bahseder. Tesla, ayrıca babasının yazı tarzının hicivlerle dolu olduğunu söylerek çok sevdiğinden de bahsetmiştir. Tesla'nın babası bu şekilde yazılarıyla elit bir kesimin dikkatini çekip 1847 yılında Djouka Mandic ile evlenmiştir.
Djouka Mandic ailenin sekiz çocuğundan en büyüğüdür. Annesi görme yetisini kaybedince ise sorumlulukları gittikçe artmaya başlamıştır. Tesla annesi hakkında: ''Annem nadir yeteneklerle donatılmış muhteşem bir kadındı.'' diyerek bahseder hatta fotoğrafik hafızasının ve yaratıcı dehasının kendisine annesinden miras kaldığına da değinir. Tesla annesinin, kadınlara adil bir şekilde davranılan bir ülke ve zamanda yaşanılan bir yerde doğmadığı için oldukça üzüntü duymuştur. Djouka bu nedenle okula asla gidemedi yine de (deha kendini her şartta belli eder) ciltler dolusu yerli ve klasik avrupa şiiri külliyatını ezbere bilirdi.
Milutin ve Djouka çiftinin 5 çocukları oldu. İsimleri; Dane, Nikola, Marica, Angelica, Milka.
Bu esnada Dane'den özellikle bahsetmem gerekiyor sanırsam. Dane de tıpkı Nikola gibi zeki bir çocuktu. Dane tıpkı Nikola gibi doğuştan fotoğrafik hafızaya sahipti. ve tıpkı Nikola gibi onun da gözlerinin önünden, aklına gelen fikirlerle birlikte cereyan eden ışık patlamaları yaşardı. Dane ailesi tarafından çok sevilirdi ve Dane'in yanında Nikola'nın başarıları genelde görmezden gelinirdi. Dane yaşasaydı, belki de onun da dünyaya katkıları olacaktı. Ve hatta bazen düşürüm, eğer dane yaşasaydı Nikola'yla birlikte çalışırlardı. İki büyük zihnin ortaya çıkaracağı fikirler çok merak uyandırıcı olurdu. Ancak Dane henüz 14 yaşındayken geçirdiği bir kaza sonucu hayatını kaybetti. Burada iki farklı fikir var, birincisi: Dane, aileye hediye edilen bir arap atını sürerken, Tesla'nın atı ürkütmesi sonucu attan düşen kardeşinin ölümüne sebep olması, ikincisi ise Dane'in merdivenlerden düşmesi sonucu travmaya bağlı olarak ölmesi ve ölmeden önce eliyle Tesla'yı işaret etmesidir. hangisi doğrudur bilinmez ama Tesla'nın kişiliği, bu olaydan sonra fazlasıyla değişmiştir ve ilk takıntıları bu olaydan sonra gün yüzüne gelmeye başlamıştır... Belki de Tesla, hayatı boyunca bu olayın getirdiği vicdan azabıyla yıllarca acı çekti. Bu olaydan sonra ebeveynleri ve özellikle annesi tarafından reddedilen 7 yaşındaki Nikola, evden kaçıp bir dağ şapelinde saklandı. O geceyi 'mezara diri diri konulmuş gibi' yaşadığı söylenir. Dane'in açık cenazesini gördükten sonra Nikola, zihninde bu görüntüden kurtulamaz ve batıl inançların korkusu da eklenince asla uyuyamaz, uyusa bile kabuslarla uyanırdı.
Nikola Tesla: ''Dane'in erken ölümü annemle babamı kederli bıraktı. onun başarılarının hep hatırlanması, benim bütün çabalarımı yavan bıraktı. Övgüye dair ne yaptıysam sadece ebeveynlerimin kayıplarının daha şiddetli hissetmelerine sebep oldu. Bu nedenle kendime çok az güvenle büyüdüm.''
Çocukluğu :
Çocukluğunda en çok hoşuma giden detaylardan birisi de Macak oldu benim için. Yani akşam yemeklerinden sonra kilisenin yanında oyun oynadığı kedisi. Tesla bu kedi hakkında şöyle bahseder: 'Macak beni pantolonlarımdan yakalar, ısıracağına inandırmaya uğraşırdı ancak keskin dişleri elbiseye geçtiği an baskı azalır ve tenimle olan temas çok yumuşak ve hafif olurdu, sanki bir kelebeğin bir çiçek üzerine inişi gibi.''Tesla ayrıca ahır hayvanlarıyla tanıştırıldığına büyük bir horozu kolunun altına alıp sevdiğinden bahseder. Bu ahır hayvanlarının getirdiği ilhamla birlikte henüz daha küçük bir çocuk olan Tesla uçma fikrini kafaya takar ve bir gün evden çaldığı şemsiyeyi çok hızlı açıp kapamakla uçabileceğini hayal ederek ahırın çatısından atlar. Yere çakıldığında ise bilinci tamamen kapanır. onu o halde yatarken bulan kişi annesidir.
Tek düşüncesi bu olmamıştı elbette. Henüz 5 yaşındayken su çarkı icat etmeye çalışmıştı. ayrıca böcek gücüyle çalıştıracağını düşündüğü, kürdanlardan oluşan minik yer değirmeni için böcekler toplamıştı lakin arkadaşı topladığı böcekleri yiyince bu hayali suya düştü. Sonraları ise büyükbabasının saatlerini parçalayıp tekrar geri toplamak için uğraştı lakin ilk aşama başarılı geçse de ikinci aşama için her zaman başarısız olduğundan bahseder. Tabii bir saati yeniden birleştirmesi otuz yıl sonrasını bulmuştu.
Fikirler bu şekilde çocuk zihinde hayat bulurken ayrıca çocukluğundaki utanç duyduğu anılardan da bahseder:
"Kasabada varlıklı bir hanımefendi yaşıyordu, iyi fakat fazlaca kendini beğenmiş birisiydi, kiliseye hep aşırı süslenip, giyinip kuşanıp gelirdi; kendisine bir hizmetçi ordusu eşlik ederdi. Bir gün çan kulesindeki çanı çalmayı henüz bitirmiştim ve hızla merdivenleri inmeye başlamıştım, tam o sırada bu hanımefendi kapıda belirdi ve ben de kadıncağızın üstüne atlayıverdim. Elbisesinin o uzun kuyruğu orta yerinden öyle bir patırtıyla yırtıldı ki, bir dizi asker yaylım ateşi açtı sanırdınız" (betimlemerine hayranım gerçekten) babası bunun üzerine oldukça okkalı bir şamar atmıştı. Tesla, hatırladıkça o utancı ve acıyı hala yüzünde hissedebildiğinden bahsetmiştir. Ayrıca o döneme dair diğer insanlarla ilgili olan diğer anıları da şu şekildedir: Veva teyzesi hakkında, ''Fildişi gibi çıkık iki dişi vardı. beni çok severdi ve beni öperken o iki dişini yanağıma derince gömerdi. Acıdan bağırırdım ama o, hoşuma gittiği için bağırdığımı sanarak dişini daha çok gömerdi. buna rağmen, bu teyzemi diğerine yeğlerim çünkü diğeri dudaklarını benim dudaklarıma yapıştırırdı ve ben kendimi nefes alabilmek için çılgınca mücadelelerle kurtarana dek öperdi.'' (Teyzelerinin böyle davranmalarının sebebinin acaba çocukken Tesla'ya hangi teyzesinin daha güzel olduğu sorulduğunda Tesla'nın ''bu diğerinden daha az çirkin.'' demesinden sonra mı olduğunu da sorgulamıyor değilim tabii. eğer öyleyse teyzelerine hak verebilirim çünkü.)
Çocukluğunun ilerleyen döneminde Tesla, evdeki mumları araklar ve gece boyunca okumaya devam ederdi. Özellikle hayatını değiştirdiği bir kitaptan söz eder. Kitabın ismi: Abafi'dir. (aba'nın oğlu) Nikola Tesla bu konu hakkında şöyle bahseder: ''Sekiz yaşına kadar karakterim zayıf ve kararsızdı. bu çalışma, bir şekilde uyumakta olan irademi uyandırdı ve kendimi kontrol etmeyi çalışmaya başladım. İlk baştaki hedeflerim nisan ayında karın yavaşça erimesi gibi yok oldu ama kısa süre sonra zayıflıklarımı keşfettim ve daha önce hiç bilmediğim bir haz hissettim - istediğim gibi davranmanın tadına vardım.''
Ayrıca tesla bu dönemlerinde çok fazla hasta olur ve başı fazlasıyla belaya girerdi. Mesela bir keresinde koca kazanda kaynayan bir sütün içerise baş aşağı düşmüştü, boğulma tehlikeleri ve hayvan saldırıları yaşamıştı...
Geleceğinden bihaber bu şekilde günlerini geçiren tesla genç bir delikanlı olmuştu...
Gençlik - Üniversite yılları:
Nikola 10- 14 yaşları arasında Real Gymnasium'da okumaya devam etti. Tesla çok çalışarak burada 4 yılda bitirmesi gereken okulu 3 yılda bitirdi. Bu dönemlerde Tesla, papaz olmasını isteyen babasına mühendis olma isteğini söylemek için hazırlık yapıyordu. Mezuniyetinin üzerine Tesla, babasından kasabada bir salgın olduğunu ve bu yüzden Gospic'e ava gitmesi gerektiğinden bahseden bir mektup aldı. Tesla, Gospic'e vardığında sokaklar cesetlerle doluydu, havadan yanık kokusu dışında hiçbir koku alınamıyordu. Çünkü insanlar koleranın içme suyuyla değil hava yoluyla bulaştığını düşünüyorlardı. Hassas bünyesi ve önceden geçirdiği rahatsızlıklar sebebiyle tesla'nın bu hastalığa yakalanmaması söz konusu bile değildi. Dokuz ay boyunda yatağından çıkamayan Tesla, ölümle burun burunaydı. Tesla şöyle anlatır: ''Artık sona yaklaştığım düşünüldüğü bir anda, babam aceleyle içeri girdi. 'muhtemelen, dedim, 'mühendislik okumama izin verirsen iyileşebilirim.' Bana 'dünyadaki en iyi teknik üniversiteye gideceksin' diye resmi bir şekilde yanıtladı ve o zaman bunu hissederek söylediğini anladım."
Üniversite olarak ise Graz'daki bir politeknik okuluna gitmişti. Burada girdiği dokuz sınavda da başarılı olmuştu. İlk yılında aldığı burs sebebiyle parasal hiçbir sıkıntısı olmamıştı. Sabah 3'ten akşam 9'a varan sürelerce çalışıyordu. Çalıştığı konular genel olarak fizik, matematik ve mekanik üzerineydi. Ertesi yıl bursu kesildiği için ekonomik rahatlığı yerle bir olmuştu ve bu yüzden dersleri bırakmak durumunda kaldı. Yine de ikinci yılının kısıtlı dönemlerinde, alternatif bir doğru-akım elektrik aleti fikri üzerine yoğunlaşmıştı. Elektrik mekanizmasını Tesla ile tanıştıran ilk kişi ise fizik profesörü Poeschl idi. Tesla ve Poeschl arasında bir tartışma çıktı. Tartışmanın konusu ise genel hatlarıyla: Paris'ten getirilen gramme makinesi hem motor hem de dinamo işi görebilen doğru akım motoruydu. Komütatör ve tele dolanmış bir armatürü mevcuttu. Tesla ise Poeschl'e komütatörü kaldırarak ve alternatif akıma bağlayarak cihazın geliştirebileceğinden bahsetti. Poeschl ise buna karşı çıkarak neden böyle bir şeyin olamayacağına dair uzun bir süre boyunca detaylıca Tesla'ya anlattı. Tesla, obsesif bir şekilde 4 yılını profesörün yanıldığını göstermek için harcadı.
Devam yıllarında Tesla borç para bulmaya çalıştı lakin başaramadı. Bu durum onu kumar oynamaya teşvik etti. 24 saat boyunca aralıksız kumar oynadığına dair bilgiler mevcut. Yine de kağıt oyunlarında pek iyi sayılmazdı. Ama söz konusu bilardo olunca harikalar yaratıyordu. Yine de bu, onu kurtarmaya yetmedi çünkü yeğeni Trbojevic, Tesla'nın kolejden ve şehirden 'kağıt oyunları oynamak ve düzensiz bir hayat sürmesinden' dolayı atıldığını ailesine bahsetti. Annesi bu haberden sonra buluşmak için zar zor Prag'a gitmiş ve babası ise onunla konuşmayı bile reddetmişti.
Dersleriyle düzenli düzensiz 2-3 yılını geçirdiği Prag'da yaşamaya devam etmiş olabilir ama söylenenlere göre Çekoslovakya'nın dört üniversitesinden hiçbirinde Tesla'nın kaydı bulunamamıştır. büyük ihtimal orada tıpkı Michael Faraday gibi kendi kendini eğitti. 23 yaşında iş bulma ümidiyle Maribor'a gitti ama başarısız oldu. Aynı yıl babası vefat etti. Daha sonra tekrar Prag'a giderek 24 yaşına kadar orada kendi kendini sayısal bilimler üzerine eğitti. Bir de felsefe dersleriyle ilgili bir duyumum var lakin tam detayını bilmiyorum.
Tesla daha sonra kumar oynamaya devam etmişti. Aynı yıl fazlaca sigara içmeye ve alkol tüketmeye başlamıştı. Kalbi zayıf düşüyordu ama iradesi onu hayatta tutmuş ve bu bağımlılıktan bir nebze olsun kurtarmıştı...
~devamı gelecek